Ev hanımları için yeni bir meslek: Amigurumi
Çok eski bir kuşak olmasanız da siz de babannelerimizin yaptığı oyuncakları hatırlarsınız. Onlar oyuncakları hazırlarken dizlerinin dibinde geçen heyecanlı bekleyişiniz dün gibi aklınızdadır.
Siz şahit olmadıysanız bile, el yapımı oyuncak bebeklerden başka bir alternatifin olmadığı eski yılların hikayelerini birilerinden duymuşsunuzdur mutlaka. İşte son yıllarda nasıl ki, o nostaljik günlere, retro zamanlara dönüş moda olduysa, şimdi annelerin gözde hobileri arasında o yıllardan kalan güzel bir uğraş var. Özellikle çocuklarının sağlığına titizlik gösteren anneler hem bu tip oyuncakları hazırlarken eğlenmek hem de çocuklarını eğlendirmek için “Amigurumi” sanatıyla yakından ilgileniyorlar.
Amiguruminin internetteki hızlı yükselişiyle ilgili haberlere yer vermiştik daha önce. Eli birazcık ip ve tığ tutan ve azıcık da örmek isteyen herkesin örgü şemalarından tutun da, videolu anlatımlara kadar amigurumi tekniği ile ilgili pratik bilgilere ve malzemelere ulaşabilecekleri adreslerden biri de “Hayal Arkadaşlarım“. Bu blogun sahibi ise Dilek Yavuz. Dilek Hanım hem bir öğretmen, hem evden çalışan bir anne, hem bir dergici, hem bir blogger… Aslında bu cümle şu reklamdaki gibi uzayıp gidebilir.
Örgü meraklılarının özellikle amigurumi örenlerin, internetten, dergilerden ve çeşitli etkinliklerden dolayı yakından tanıdığı Dilek Yavuz’a “Amigurumi dünyasına nasıl girdiniz?” diye sorulduğunda söze şöyle başlıyor:
Annelik içgüdüsü ile başladı her şey. En kıymetlime alacağım oyuncak zararlı ve yutabileceği parçalar içermemeliydi ama en basit bir çıngırağın üzerinde bile “3 yaşından küçük çocuklar için uygun değildir” ibaresi yer alıyordu. Peki bu çıngırakla kim oynayacaktı?
Oyuncak piyasasını Çin malı oyuncaklar öylesine sarmıştı ki. Tüm televizyon kanallarında bu oyuncakların boyalarında ağır kurşun içeren maddeler bulunduğunu ve toplatılacağını söylendiği bir dönemde bu oyuncakları bebeğime oynatmamaya karar verdim. Peki ne ile oynayacaktı? Bebeğime nasıl bir oyuncak alacaktım?
İşte bu arayış, beni, kendi oyuncağımı kendimin üretmesine götürdü. Önce bir kurbağa, ardından kaplumbağa, civciv, zürafa, maymun, ayıcık derken genişledi oyuncak ailemiz. Bu oyuncakları sevip evinde oynamak isteyen minikler oldu. Hemen örüp hediye ettik, zamanla genişledi dostlar, bir iki oyuncak derken biz bu oyuncakları bir internet sitesi kurup tanıtalım istedim. Ve… Hayal Arkadaşlarım isimli siteyi kurdum: Hayalarkadaslarim.com Sıcacık, içten, bizden haberler, oyuncaklarımdan haberler, örmek isteyenler için modeller ve ben öremiyorum ama çok beğendim nasıl satın alabilirim diyenler için çözümler…
Halen sürdürdüğünüz bir işiniz var; öğretmenlik. Peki evden çalışmaya başlamanız nasıl oldu?
Ben İstanbul Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü mezunuyum. Araştırmacı bir kişiliğe sahip olmamda aldığım akademik formasyonun rolünün çok olduğunu düşünüyorum. Bir diğer branşım ise Sınıf Öğretmenliği. Öğretmenlik ve Kütüphaneciliği birleştiren bir alan olan eğitim sektöründe on yıldır Kütüphane Öğretmeni olarak çalışıyorum. Aynı zamanda da Amigurumi Kulüp dersine giriyorum. Hem 08:00-17:00 çalışıp hem de evden farklı bir alanda çalışmalarımı sürdürmeye çalışıyorum.
Evden çalışmaya başlamam ördüğüm oyuncaklara gelen talepler ile oldu. Beğenenler ve talep edenlerin önerisi ile küçük küçük başladık. Önce çevremizde oturan eş dosta oyuncaklar yaptık, siparişler çoğalmaya başlayınca Pasaj üzerindeki dükkanımızı açarak hem oyuncak hem de bu oyuncakları örerken kullandığımız malzemeleri satmaya başladık. Evde çalışanlar için en iyi reklamın kulaktan kulağa beğenilerin dillendirilmesi olduğunu düşünüyorum. Bu anlamda müşterileriniz ile günlük değil ileriye dönük ilişkiler kuruyoruz.
Oyuncakları nasıl tasarlıyor ve nasıl örüyorsunuz?
Önce öreceğim oyuncağı kaba taslak beynimde canlandırıyorum. Köpek, kedi yada kuş… Ne öreceğime karar verdikten sonra ipim ve tığım beni kendi yönlendiriyor. Ayrıntılar ördükçe oluşuyor. Oyuncak bittikten sonra dolgu malzemesi olarak boncuk elyaf kullanıyorum. Bu elyafın en önemli özelliği bakteri oluşturmaması. Ardından ağız ve burun gibi ayrıntıları işliyorum, yahut yurtdışından ithal ettiğim güvenlik kilitli aparatlar kullanıyorum. Ve sonuçta zararsız bir oyuncak çıkıyor ortaya. Kopacak, kırılacak, bir tarafını kesebilecek korkusu yok.
İnsanlar çoğu zaman sattıkları şeyleri nasıl yaptıklarını anlatmak istemez. “Nasıl yapıldığını öğrenirlerse satın almazlar” gibi bir kaygı olur genelde. Siz ise sitenizde hem amigurumi tekniğini anlatıyor hem de ördüğünüz oyuncakları ve malzemeleri pasaj.com’dan satıyorsunuz. Bu tip bir kaygı taşımadınız mı hiç?
Hayır. Çünkü ilk etapta “Hayal Arkadaşlarım” ın ortaya çıkışı maddi kaygılar ve beklentiler ile olmadı. Bizim amacımız bilinçli annelerde doğal oyuncak konusunda farkındalık kazandırmaktı. Amacımız zaten annelerin bu oyuncakları örmesiydi, örebilmesiydi. Oyuncaklar bir çok kişi tarafından örülmeye başlayınca ortaya çıkan malzeme ihtiyacı ile işin maddi kazancı da başlamış oldu.
Bizi diğerlerinden bir adım öne çıkaranın da bu anlayış olduğunu düşünüyorum. Gerçekten inandığımız için bu işi yapıyoruz. Maddi kaygılar hep ikinci planda oldu. Sadece yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalıştık ve takdir edildi.
Tabi ki bugün ördüklerimizle, pazarladığımız ürünler ile maddi anlamda kazanç elde ediyoruz ama halen daha bunlar bir başkası bizim önümüze geçebilir mi kaygısı ile yapılan girişimler değil. Siz işinizi gerçekten özenerek ve gönülden isteyerek yapıyorsanız müşteri profiliniz bu samimiyeti alıyor ve tercih edilen yine siz oluyorsunuz.
İşin sırrı “Yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışmak ve samimi olmak”
Nako Örgü Festivali dergisindeki köşenize yazmaya başlamanız nasıl oldu? Gönüllü bir iş mi bu yoksa köşe yazarı olarak ikinci bir meslek mi sizin için?
Tam bir tesadüfler zinciri ile oldu. Çalıştığım kurumda ördüğüm oyuncakların beğenilmesi ile Amigurumi Kulüp dersi vermeye başladım. Öğrencilerime kaynak belirtmek için Nako’nun internet sitesine girdiğimde yayımlanan dergiler ve yapılan çalışmalar dikkatimi çekti.
Nako adı benim için yalnızca satın aldığım ipin üzerindeki etiket değil yürüttüğü ve desteklediği sorumluluk projeleri ile kategorisinde farklı bir markaydı. Yaptığım çalışmalar böyle bir kurumsal yapı altında anlam bulabilir diye düşündüm ve ördüğüm oyuncaklardan örnekler gönderdim. Görüşmelerimizden sonra Nako Örgü Festivali Çocuk sayısında böyle bir bölüm hazırlamamı teklif ettiler. Benim için sadece bir oyuncağın dahi orada yer alması çok önemli iken toplam 11 sayfadan oluşan bir bölüm ile başladık. Tamamen gönüllü olarak yaptığım ve çok da keyif aldığım bir çalışma.
Sitenizde, amigurumi ile ilgili detaylı anlatımların yanı sıra video ve slaytlar var. Bu videoları nasıl çekiyorsunuz? Videoların yayına hazırlanmasını da kendiniz mi yapıyorsunuz?
Videoların çekilmesi ve hazırlanması konusunda sevgili eşimden destek alıyorum. Video’nun çekilmesinden önce ortamı ve malzemeleri hazırlıyoruz. Bizim için en önemlisi sessiz bir ortam olması. Aslında evde çalışmanın en dezavantajlı taraflarından birisi de bu. Ayrıca bir atölye yada ofis olmadığı için öncelikle ortamı uygun konuma getirmelisiniz. Hele ki evde 3 yaşında bir afacan dolaşıyorsa ne denli zor olduğunu tahmin edebilirsiniz. Ortamı hazırlayıp çekimi yaptıktan sonra, kullanacağımız metinleri hazırlayarak videoya ekliyoruz ve son kontrolleri yaptıktan sonra web sitemizde yayımlıyoruz.
Sitenizi ve pasaj.com’daki dükkanınızı daha çok kişiye tanıtmak için neler yapıyorsunuz? Size ve ürünlerinize en çok nerelerden ulaşıyorlar? İnsanların sizi sürekli takip etmelerini nasıl sağlıyorsunuz?
Günümüzde evde çalışıp ürünlerini sanal alemdeki mağazalarda satışa sunanların en önemli reklamı yine internet üzerinden yaptığınız çalışmalar. Ürünlerimizi, hitap ettiği müşteri profilinin olduğu grup ve sitelerde tanıtmak çok önemli.
Bu konuda Hayalarkadaslarim.com internet günlüğümden tüm yaptıklarımı ve çalışmalarını paylaşıyorum. Ürünlerimi Pasaj dışında İlkhediyem.com isimli internet sitesinden de satışa sunuyorum. Burası daha ziyade bebek ve annelerin ihtiyaç duyacağı ürünlerden oluştuğu ve müşteri potansiyelim onlar olduğu için sürekli takip ediliyor. Ayrıca internet sitemde sürekli olarak yeni modeller vererek nasıl yapıldıklarını anlatıyorum. Yardımcı malzeme almak isteyenler için bu tüyolar hem yönlendirici hem de teşvik edici oluyor. Müşteri aldığı malzeme ile ne yapacağını ve nerede kullanacağını bilerek bilinçli olarak alıyor.
Hayal Arkadaşlarım bir blog olmaktan daha çok bir amigurumi markası haline gelmiş görünüyor. Hayal arkadaşlarım için siz neler hayal ediyorsunuz? Bir marka olarak gelişmesini istiyor musunuz?
Gerçekten öyle
Aynı kağıt mendilin Selpak’la özdeşleşmesi gibi. Hayal Arkadaşlarım amigurumi alanında bir marka oldu. Tabi ki daha da gelişmesini istiyoruz. İstiyoruz diyorum çünkü biz gerçekten takip edenler ve yeni katılanlar ile bir aile gibi büyüyoruz. Aramıza katılan, öğrenmek isteyen herkese açığız.
Şu anda amatörce de olsa kurs çalışmaları yapıyoruz. İlerleyen günlerde bu çalışmaları Halk Eğitim Merkezleri’nde uygulayabileceğimiz girişimlerimiz olacak. Şu anda yaptığımız kurslarda ki en önemli ihtiyacımız Türkçe bir kitabın olmaması. Yine bu alanda da çalışmalarımız var.
Amigurumi örmek, blog yazmak, dergiye yazı hazırlamak, etkinliklere katılmak, anne olmak, ev işleri… Çalışma saatleriniz ve aile ilişkilerinizi nasıl dengeliyorsunuz?
Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir seminerde en yetkin olduğunuz alanı belirlememiz istendi. Tüm sonuçlar ORGANİZASYON’da yoğunlaştı. Galiba bu anlamda algılarım güçlü Gün içerinde bırakın saatleri, dakikaları dahi değerlendirmek durumundayım.
Her sabah saat 6,30 da kalkıyorum. Tam zamanlı işime sabah 8:00 de başlıyorum 17:00 de çıkıyorum. İşyerinde amigurumi ile ilgili bir çalışma olmuyor elbette ama yapılacak işlerin organize edilmesi, hafta sonu kursiyerlerinin belirlenerek bilgi verilmesi gibi telefon ile çözebileceğim konuları işyerinde organize ediyorum.
Eve geldikten sonra ise işin asıl zor tarafı başlıyor. Çünkü burada mesai saati kavramı diye bir şey yok. Çocuğunuzdan, evinizden, eşinizden ödünç aldığınız zamanlar bunlar. Saat 22:00 ye kadar evimle ve çocuğumla ilgileniyorum. Kızımı uyutup bilgisayarımın başına geçtiğim dakikalar ise benim için en kıymetli zamanlar. Blog için yazılarımı hazırlayıp, maillerimi kontrol ediyorum en son olarak sanal mağazamın yer aldığı pasaj’dan gelen siparişleri de kontrol edip Amigurumi çalışmalarıma geçiyorum. Saat 12,30 a kadar bu şekilde çalıştıktan sonra günü bitiriyorum.
Ev işleri… İşte ona hiç fırsat yok! Bu konuda eve yardımcı alıyoruz. Yıllardır bizimle olduğu için gözüm kapalı emanet edebiliyorum.
Evdeki çalışma ortamınız nasıl bir yer? Evde çalışırken sizi en çok mutlu eden şey nedir?
Evimin bir bölümünü kullandığım malzemeleri tasnif etmek ve depolamak için kullanıyorum. Bunun için özel saklama kutuları ve dolaplarım var. Bu oyuncakları hazırlarken kullandığım malzeme örgü ipi, tığ, elyaf ve amigurumi gözler. Yani çokça yer kaplayan malzemeler olmadığı ve özel bir çalışma mekanı gerektirmediği için evin her yerinde çalışabiliyorum. Ama benim için en önemlisi sessizlik ve ışık. Sessiz bir ortamda daha yaratıcı ve hızlı çalışabiliyorum. Çalışırken en keyif aldığım şey ise ince belli bir bardak çayın bana eşlik etmesi. Çalışmaya başlamadan önce çayım mutlaka olmalı
Son olarak sizin gibi bu oyuncakları örmek isteyen anneler için ne söylersiniz?
İnternet sitemde oyuncakların örgü şemalarını vererek yardımcı olmaya çalışıyorum. Videolu anlatımlarla da konuyu destekliyorum. Örenler çocuklarıyla birlikte çektikleri resimlerini bizlerle paylaşıyorlar ve biz daha da mutlu oluyoruz. Çocukların gözlerindeki o sevinci görmek çok güzel. Tüm anneleri, anne adaylarını ve sevdiklerine organik birer oyuncak armağan etmek isteyen herkesi internet siteme bekliyorum.
Popularity: 21% [?]
Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.




daha önceden bu konu hakkında bir bilgim vardı bende bu el sanatlarıyla ilgiliyim ama dahada acıklayıcı bir sekilde anlatılmış teşekkürler ellerinize emeginize saglık…kolaylar gelsin
Duygularıma tercüman olacak cümleyi secmekte zorlanıyorum. Tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Gururla ve severek takip ediyorum.
Sevgiler…
Hayal arkadaşlarımı sürekli takip ediyorum Dilek hanımın çok daha iyi yerlerde olması dileklerimle.Sevgiler.
Elif Hanım–Konu hakkında tüm ayrıntıları vermeye çalıştık. Teşekkür ederim.
Filiz Hanım–Filiz’cim teşekkür ediyorum. Güzel yorumun beni çok mutlu etti.
Ozgün–Çok çok teşekkürler.
Böyle bir fikrim hep vardı sizi görene kadar cesaretim yoktu dükkanımda örgü agırlıklı elişi yapıyorum iş hayatında tutunma yolları arıyorken bana yardımcı oldunuz teşekkürler dükkanımı tamamen bu işe ayırmak isterim bana yardımcı olursanız sevinirm
Güzel bir uğraşı.. Sitemiz de de tanıtmanızı öneririz..
MERHABA,
Ben ders almak istiyorum.Yardımlarınızı rica ediyorum.
Esra Ateş
MERHABALAR;
AMİGURUMİ bende de tutku haline geldi.Çocuklarımız için zararsız olduğu gibi bizlerin yapıp çocuklarımıza hediye etmemiz bizim yaratıcılığımızı ortaya çıkarıyor,çocuklarımız da bunu görüyor.Ben yaparken kızımın beni taklit etmesine şahit oldum çünkü.Yardımlarınız için çok çok teşekkürler.Bloğumu ziyaret ederseniz çok sevinirim.
bu yazıyla ilgili bir fikriniz var mı?
Facebook Grubumuza Katılın!
evdeki devler »
Acun Ilıcalı’nın home-ofisi!
Çok konuşulan işlere imzasını atan yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, İstanbul’un merkezindeki home ofisinin kapılarını Elele dergisi için araladı. İşte dergide yayınlanan röportajdan bir bölümü ve Acun Ilıcalı’nın şahsına münhasır çalışma ortamından …
işe yarar şeyler »
Evden Çalışanlar için Zaman Yönetimi Teknikleri
Radyo ODTU’ten Fulya Akbuga’nın “iş hayatı” başlıklı kişisel blogunda evden çalışanları 12′den vuran birkaç ipucuna rastladık. Biz burda sıkça “zaman yönetiminin” evden çalşırak başarılı olmak konusundaki en hassas kriterlerden biri olduğunu vurguluyoruz. Fulya Akgun de …
makale avcısı »
Acun Ilıcalı’nın home-ofisi!
Çok konuşulan işlere imzasını atan yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, İstanbul’un merkezindeki home ofisinin kapılarını Elele dergisi için araladı. İşte dergide yayınlanan röportajdan bir bölümü ve Acun Ilıcalı’nın şahsına münhasır çalışma ortamından …
Evden Çalışanlarla Röportajlar
Kategoriler
Etiket Bulutu
Evdeofis'te sinema keyfi
Blogroll
Arşivler
rastgele içerik resimleri
Flickr'dan Homeofis Manzaraları
Son Yorumlar
en çok yorum alanlar
en popüler yazılar