bengi gencer ve bir illüstratörün homeoffice dünyası
Bir gün, internette bir yerde, ya da bir dergide, bir masal kitabında, belki de starbucks’ın kahve torbalarında gördüğünüz bir çizgi karaktere gözünüz değdiğinde ardısıra gelen ikinci bir bakışla “bu bana benziyor!” çığlığı attığınızda, zihninizde beliren soru işaretleri arasına Bengi Gencer ismini yerleştirin. Çünkü Bengi Gencer, illüstrasyonlarını çizdiği evindeki çalışma odasından ayrılıp dış dünyaya adım attığında, sağda solda gördüğü herşeyi ama herşeyi kara kutusuna kaydediyor. Ve bu kara kutu, Bengi Gencer’in yaşadığı, gördüğü, duyduğu ve hissettiği ne varsa, bir ekmek yapma makinesi edasıyla hepsini birbiriyle yoğuruyor. Bazen Tübitak dergileri için hazırladığı illüstrasyonlarda, bazen banner ya da ambalaj tasarımı için yaptığı işlerde, bazen de ansızın çizilesi gelen çizimlerde kara kutu açılıyor ve ortaya sıcacık, taptaze, sade ve kusursuz görünmeyen çizimler çıkıyor.
Bengi Gencer, Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden 2001′de mezun olduğundan bu yana profesyonel olarak çiziyor. Okuldayken ders kitapları için çizdiği illüstrasyonlarla iş hayatına başlamış. 2006′ya kadar şirketlerde grafik tasarımcı olarak çalışıp, daha sonra özgürlüğünü ilan edip, hayatına freelance tasarımcı olarak devam etmeye karar vermiş.
Biz, sosyal medyada da sıkı takipçisi olduğumuz Bengi Gencer’in kendi homeoffice hikayesini, çalışma sistemini ve freelance hayatını merak edip sorular sormak istedik kendisine. Bengi hanım, çizimleri kadar sıcak karşıladı bizi.
Hadi şimdi, Bengi Gencer’in çalışma masasının önündeki pencereden, içeriye göz atma zamanı….
Yaklaşık 4 yıldır tamamen freelance işler yapıyorsunuz. 4 yıl önce evden çalışmaya mecbur kaldığınız bir dönem miydi o, yoksa bilinçli bir seçim miydi sizinki?
Uluslararası bir şirketin yazılım grubunda grafik tasarımcı olarak çalışıyordum. İşimden memnun olmama rağmen ders kitaplarına çizim yapmak ve fırsat bulursam freelance çalışmak üzere kendi isteğimle ayrıldım.

Evden çalışma tercihiniz ilk başta çevreniz özellikle aileniz tarafından nasıl karşılandı? Şimdi tepkileri nasıl?
Tek başıma aldığım bir karar değildi. Ailemin ve eşimin desteği vardı. Çevrem, evde oturup bol bol gezeceğimi düşünse de bir süre sonra aslında sürekli ve yoğun olarak çalıştığımı, eskisinden daha fazla mesai harcadığımı farkettiler.
Bundan sonra freelance çalışacağım dediğinizde, halihazırda dışardan hizmet verdiğiniz müşterileriniz var mıydı? Sonrasında müşteri bulmak için neler yaptınız? Yayın evleri için yaptığınız çizimler dışında, banner ve ambalaj tasarımı gibi işler de yapıyorsunuz. Bu işlere de el atmanız nasıl oldu?
Uzun yıllardır çalıştığım ailemin yayınevi var. Onun dışında bir bağlantım veya müşterim yoktu. Ayrıldığımda henüz işlerimi internet üzerinden paylaşmıyordum. O günden bu yana müşteri bulmak için herhangi bir başvuruda bulunmadım. Üzerinde çalıştığım kitapları yaparken genelde dinlenmek için yaptığım kişisel çizimlerimi blogumda yayınlamaya başladım. Zamanla insanlar beni bulmaya, projeler teklif etmeye başladılar.
Bir proje içinde yer alıp, o iş için çizimler üretmeye başladığınızda proje ekibindeki diğer kişilerle koordinasyonunuzu nasıl sağlıyorsunuz? ya da şöyle soralım; sizinle işler nasıl yürüyor?
Çoğunlukla elektronik posta ile iletişim kuruyor ve çalışıyoruz. Gerektiğinde telefonla veya yüzyüze görüşüyoruz. Chat araçlarının zaman kaybettirdiğine inandığımdan iş amaçlı kullanmıyorum. E-posta ile iletişim kurduğunuzda herşey kayıt altında oluyor. Böylece iki taraf için de iş takibi çok daha kolaylaşıyor.

Evden iş yapmak başlı başına bir meziyet aslında. İster tasarımcı olun, ister çevirmen, isterseniz evden başka işler yapın, yaptığınız işte başarılı olabilmek için özellikle zaman yönetimi konusunda başarılı olmanız gerekiyor. Siz zamanı nasıl yönetiyorsunuz?
Geçen seneye kadar haftasonları dahil durmadan çalışıyor, sürekli sabahlıyordum. Artık normal mesai saatlerimi belirledim ve özel durumlar hariç bu saatlerin dışına çıkmamaya özen gösteriyorum. Aksi takdirde kendinizden, ailenizden ve çevrenizden uzaklaşıyorsunuz. Aylık, haftalık, günlük planlar yapmaya gayret ediyorum fakat zaman zaman denesem de ajanda, takvim tutmak gibi bir alışkanlıklarım yok. Çoğu zaman günlük planda olup bitenler, hedeflediğiniz süreçten farklı gelişiyor. Bu nedenle iş planında esneklik payı vermeyi unutmamak gerekir.
Evde daha verimli çalışabilmek için nasıl bir çalışma alanı ve nasıl bir düzen oluşturdunuz kendinize?
Kendime ait bir çalışma odam var. Burada iş ile ilgisi olmayan hiç bir eşya bulundurmuyorum. Karşımda gökyüzünü izleyebileceğim pencerelerim, elimin altında kalem ve kağıtlarım her zaman bulunur. Çalışma odamda sabit telefonum, faksım, tarayıcım yok. Ne kadar az eşya, o kadar az zaman kaybı.
Evden çalışmanın en keyifli yanı ve çalışma saatlerinde evde olmanın en sinir bozucu tarafı nedir sizin için?
Evden çalışmanın en keyifli yanı, dilediğinizde buzdolabını açıp birşeyler atıştırabilmek olabilir. Çalışma saatlerinde evde değil, evdeki ofisimdeyim. Mesai saatlerinde mutfak dışında evin hiç bir bölümünü kullanmıyorum. Sinir bozucu şey sanırım “evde misin?” sorusunu duymak.
Freelance çalışırken başarılı olmak için gereken ilk 5 şey nedir sizce?
Bu çok zor bir soru. Bunun cevabını bilmiyorum çünkü freelance çalışırken başarılı olup olmadığımı bilmiyorum.

Evde çalışmadığınız zamanlarda neler yapıyorsunuz? Sosyal medyada ve bir çok online mecrada varsınız. Örneğin twitter ve facebookta, ve mordolapta.. buralarda yazmayı ve çizmeyi işinizin bir parçası olarak mı görüyorsunuz. Yoksa internette var olmayı sevdiğiniz için mi buralardasınız? Sosyal medyadan birçok yeni arkadaşlık edindiğinizi okumuştuk blogunuzda. Peki sosyal medya arkadaşlıklar dışında, işinizle ilgili olarak neler kazandırdı size?
Evde çalışmıyor olduğum zamanlar ya sabahın erken saatleri ya da akşam 7den sonrasıdır. Mutfakta olmayı ve ev işleriyle uğraşmayı seviyorum. Akşamları pek televizyon izlemiyoruz fakat film izlemeyi seviyoruz. Haftasonları mümkünse dışarda olmayı seviyorum. Evin dışında olmak, evi özlemek, arkadaşlarımla, ailemle görüşmek, mümkünse doğada olmak beni mutlu ediyor. Sosyal medya ve internet için özel bir zaman ayrımıyorum. Gün içerisinde kendiliğinden doğallığıyla gelişiyor herşey. Bunları birer görev gibi görmüyorum. Öylesinin pek eğlenceli olacağını da sanmıyorum. Karaladığım bir çizimi, hemen o an paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Yamuk yumukluğu veya gündemle alakasız olması benim için sorun olmuyor. Kendiliğinden gelişmesini seviyorum. Sosyal medyada kendimi ifade biçimim, işimden çok benimle alakalı.
Beni internet üzerinden tanıyıp, takip edip ulaşanlar oluyor. Bazılarının soracak sorusu, söyleyecek sözleri, bazılarının paylaşacak projeleri, iş teklifleri oluyor. Çok güzel arkadaşlıklarım oldu ve işle ilgili de iletişimler kuruluyor. Beni asıl mutlu eden farkedilmek ve olduğum yerden birilerine dokunabilmek.
İleride bir gün yeniden maaşlı olarak çalışmak ister misiniz?
Şimdilik böyle bir isteğim yok. Koşullara göre değişir. Aslına bakarsanız geleceğe dair ciddi bir planım yok. Tek istediğim sabahları iştah açıcı kokuların yayıldığı bir ekmek fırını açmak. Sadece ekmek yapan bir ekmek fırını.
Popularity: 14% [?]
Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.















Harika bir röportaj olmuş. Bengi’yi her platformda takip edenlerden biriyim. Çizimleri çok hoş, hayata dair. Keşfedilmemiş olması zaten çok büyük bir kayıp olurdu diye düşünüyorum.
Evde çalışmanın evet en güzel yanlarından biri buzdolabını açıp bir şeyler atıştırmak
)
Başarılarının katlanarak devam etmesini diliyorum sevgili Bengi!
Ayça Karaoğlan
[...] ve tabii çalışmak isteyenler için çok faydalı bir site. Evdeofis.com ile çok keyifli bir söyleşi yaptık. İlgilerine çok teşekkür ederim. Umarım okuyanlar da bizim gibi keyif [...]
bu yazıyla ilgili bir fikriniz var mı?
Facebook Grubumuza Katılın!
evdeki devler »
Acun Ilıcalı’nın home-ofisi!
Çok konuşulan işlere imzasını atan yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, İstanbul’un merkezindeki home ofisinin kapılarını Elele dergisi için araladı. İşte dergide yayınlanan röportajdan bir bölümü ve Acun Ilıcalı’nın şahsına münhasır çalışma ortamından …
işe yarar şeyler »
Evden Çalışanlar için Zaman Yönetimi Teknikleri
Radyo ODTU’ten Fulya Akbuga’nın “iş hayatı” başlıklı kişisel blogunda evden çalışanları 12′den vuran birkaç ipucuna rastladık. Biz burda sıkça “zaman yönetiminin” evden çalşırak başarılı olmak konusundaki en hassas kriterlerden biri olduğunu vurguluyoruz. Fulya Akgun de …
makale avcısı »
Acun Ilıcalı’nın home-ofisi!
Çok konuşulan işlere imzasını atan yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, İstanbul’un merkezindeki home ofisinin kapılarını Elele dergisi için araladı. İşte dergide yayınlanan röportajdan bir bölümü ve Acun Ilıcalı’nın şahsına münhasır çalışma ortamından …
Evden Çalışanlarla Röportajlar
Kategoriler
Etiket Bulutu
Evdeofis'te sinema keyfi
Blogroll
Arşivler