Kurabiyelerimde Star ışığı var! Kurabiye Kraliçesi Didem Akben
Önce lüks semtlerin kalabalık caddelerindeki vitrinlerde, şık kutular ve sıra dışı sunumlar içinde insanı hayran bırakan pastalar ve kurabiyeler görmeye başladık.
Zamanla meraklıları arttıkça ara sokaklarda butik pastanelere rastlar olduk. Düğünlerimizde, özel günlerimizde, yeni bebeklerimizin hoş geldin partilerinde yemeye kıyamadığımız kurabiyeler sardı etrafımızı. İnternetin nimetlerinden faydalanan marifetli hanımlar şeker hamuru ile süsledikleri birbirinden sevimli, birbirinden renkli kurabiyelerini tüm Türkiye ile paylaşır oldu. Mutfaklardan yükselen zencefil ve tarçın kokuları, bazen bebek tulumu şeklinde, bazen kırmızı bir kalp, bazen de bir futbol topu şeklinde buket buket, sepet sepet kurabiye olup, başka bir şehre doğru yola çıktı.
Türkiye’de son 5 yıldır ev yemekleri, butik pasta ve kurabiyeler üzerine sayısız blog ve site açıldı. Bir çok mutfak meraklısı sadece yaptıklarını paylaşmak için bir site sahibi olmayı isterken, bazıları da profesyonel olarak yapmaktan zevk aldıkları kendilerine has lezzetleri, benim gibi profesyonel olarak yemeyi sevenlere internet üzerinden ulaştırmayı tercih etti.
Özel günlerde verilen en eğlenceli ve ilginç hediyelerden biri haline gelen butik kurabiyeler ise yemek kategorisi içinde en etkileyici, en dikkat çekici konu oldu. Butik kurabiyecilik dediğinizde ise Pastanbul.blogspot.com adresindeki blogunda sergilediği kurabiyelerinin ince işçiliği ve sıradışı tasarımlarıyla bir anda herkesin dikkatini çekmeyi başaran Didem Hanım ilk akla gelen isimlerden biri olmayı başardı.
İşte Didem Akben ve onun Happy Cookie Day kurabiyeleri, evindeki mutf
ağından, internete ve oradan tüm Türkiye ulaşmayı başaran gerçek bir başarı öyküsü. Didem Hanım’ın 3 yıl içindeki yükselişine ve onlarca tanınmış butik pasta – kurabiye markası arasından hızla sıyrılıp, adını tüm Türkiye’ye nasıl duyurduğuna tanıklık etmek ister misiniz? Evden çalışarak kendi işini yapmak isteyenlere ve özellikle butik kurabiye yapmanın hayalini kuranlara ilham olacak sıra dışı, gerçek bir başarı öyküsü. Biz merakla uzun uzun işin sırrını sorduk Didem Hanım’a, O da tüm içtenliği ve sabrıyla hikayesini bizlerle paylaştı.
Didem Akben kalbinin ve mutfağının kapılarını bizim için sonuna kadar açtı, başarısının sırrını tüm içtenliği ile bizimle paylaştı. Kurabiyeleri gibi lezzetli, bir o kadar da keyifli bir röportaj çıktı ortaya. Buyurun efendim…
Aslında psikoloji egitimi almış olan, idealleri doğrultusunda kendi anaokulunu kurmuş, okuluna adını vermiş ve yıllarca isletmiş olan ben, kendi diplomalı mesleğimi yaparken bile kurabiye süslerken aldığım hazzı almamıştım…
Blogunuzdaki bu satırlarla ifade ediyorsunuz kurabiye yapmaktan duyduğunuz keyfi. Marifetli ellerinizden çıkan o rengarenk, ince işli kurabiye tasarımları da bu işi ne kadar çok sevdiğinizi gösteriyor zaten. Peki ilk olarak hangi duygularla başladınız kurabiye yapmaya? Size “bundan sonra mutfaktayım!” dedirten şey neydi?
Aslında ben hep mutfaktaydım. Yetişmeye, büyümeye başladığım dönemde en büyük zevkim evde misafir ağırlamaktı. Lise ve üniversite döneminde en yoğun sınav dönemlerinde bile mutfakta zaman geçirmeyi sınav için çalışmaya tercih ederdim. Üniversite yıllarında arkadaşlarımın “Didem Anne”siydim. Onlara yemekler hazırlayıp, karınlarını doyurduğum için. Üniversite bitti, Kendi anaokulumu açtım bu kez okulun ahçısı oldum. Okulun çocukların ve personelin yemeklerini kendim hazırlıyordum. Evlere gönderdiğim aylık yemek listelerinden emin olmak isteyen veliler, gerçekten bu menüleri hazırlıyor musunuz diye sorarlar, yemek saatlerinde yemeklerimizi görmeye tatmaya gelirlerdi. Dolayısı ile ben mutfaktan hiç çıkmadım. Mutfak sevgimle, kokoş yanımı birleştirince de ortaya kurabiyelerim çıktı.
Detay işlerle uğraşmaktan son derece zevk alan, mutfağımdan çıkan her lezzetin önce göze sonra mideye hitap etmesi gerektiğini savunan ben için, kurabiye süslemek biçilmiş kaftandı.
Kendi tarzına sahip olmayı savunuyorsunuz. Bu prensibiniz kurabiyelerinizle de anlaşılıyor. Butik pastacılık işi yapan bir çok kişi ve kurum olmasına rağmen, diğerleri ile kıyaslandığında sizin ürünleriniz daha bir dikkat çekici daha bir özenli duruyor. Taklitçilikten nefret ediyorsunuz. Ama bir de şöyle bir gerçek var. Eğer bir işi yapmaya yeni başlayırsanız, birilerini birşeyleri örnek alır, etkilenirsiniz ister istemez. Zamanla oluşturursunuz kendi tarzını. Kendi tarzınızı bulana kadar, sizi ilk olarak etkileyen kurabiye denemelerine, cupcakelere nerede rastladınız?
2007 yılı yılbaşı sofrası için özel bir şeyler hazırlama isteği ile internette araştırma yaparken tesadüf eseri keşfettim kurabiye süsleme tekniğinin varlığını. Birinci derece yakınlarımın dünyaya gelecek bebekleri için elimdeki kısıtlı malzeme ile ama heyecanla hazırladım ilk kurabiyelerimi. O dönemde keşfettiğim, Royal Icing ile muhteşem kurabiyeler süsleyen Nancy Didion adlı bayana mail aracılığı ile Türkiye’ye Franchising verip veremeyeceğini sorup, kendisinin workshop’una katılma isteğimi bildirdim.. Çok küçük bir işletme olduğunu bu sebeple Franchising’in ve workshop’un mümkün olamayacağını söyledi. Nitekim kısa bir süre sonra internet üzerindeki mağazasını kapattı.Hayran olduğum, tabiri caizse ağzım açık kalarak takip ettiğim, benim için kurabiyeden çok birer sanat abidesi olan kurabiyeler yukarıda da bahsettiğim gibi Nancy’s Fancy‘de ve Elenis‘de rastladım. Eğer ben bugün bu kadar işçilikli kurabiye hazırlıyorsam, her ikisini keşfettiğim içindir ama ikisine de tarzım benzemez. Onlardan farkım Icıng’le değil, şeker hamuru ile kurabiye süslüyor olmam. Royal Icing ‘le yaptığım çalışmalarım ise evde gizli gizli devam ediyor. “Budur ” dediğim zaman sergilemeye başlayacağım.
Taklit konusuna gelince, Orjinali bana ait olan tasarımlarımın neredeyse bire bir kopyalanıp, “bakın ben ne yaptım diye sunulması saygısızlığına” karşıyım. Bana göre insanların hayattaki duruşlarını, kişilikleri, düşünceleri ve tarzları belirler, tarzı olmayan insanların da kopyala yapıştır usulu yaptığı işler aslının kötü birer kopyası olarak kalır. Kopyalama işini işin açıkçası eskisi kadar dert etmiyorum, taklitlerim benim eskilerimle uğraştığı sırada ben yeni şeyler üretiyor oluyorum çünkü…
Türkiye’de butik kurabiye sektöründe çıtayı çok fazla yükselttiğimin farkındayım. Çünkü kazandığımın büyük kısmını yine bu iş için kullanacağım malzemeye yatırıyorum.
Yeteneğinizi nasıl geliştirdiniz? Kurslara gidip, yabancı kaynaklardan beslendiniz mi?
Kurabiye, cupcake vs.. hazırlama, süsleme konusunda herhangi bir eğitimim, kurs geçmişim yok. Şimdiye kadar mutfakta geçirdiğim zaman içinde edindiğim tecrübelerle kendi reçetelerimi oluşturuyorum.” Evet bu iş tam bana göre” dediğim andan itibaren deneme yanılma yolu ile bir çok kurabiye tarafi geliştirdim. Kurslar yerine un yumurta pudra şekeri harcayarak geliştirdim yeteneğimi
Yabancı kaynakları, kitap, dergi, ve en önenlisi Flickr‘daki grupları kurabiye dünyasından haberdar olabilmek için izliyorum.
Bu işe “iş olarak” evde başlamaktan korkmadınız mı? Daha az ciddiye alınırım, güvenemezler diye düşünmediniz mi?
Bazen ben de şaşırıyorum kendime, çünkü “benim bir işim olsun mantığı ya da isteği ile başlamadım kurabiye süslemeye”. Okulumu kapattığım ve evlenip İstanbul’a geldiğim dönemde benim için iyi bir adaptasyon süreciydi kurabiye süslemek. Blogumu sipariş verenlerden önce aylık kadın dergileri keşfetti. Eşime dostuma sadece hobi amaçlı yaptığım kurabiyelerden yola çıkarak, Eve Dergisi 2008 Şubat sayısı için Aşk Kurabiyeleri dosyası hazırlamak istediğini ve benim kurabiyelerimi yayınlamayı arzuladığını bildirdi. Dergiden daha sonra gelecek müşteri portföyünü ya da reklamımın yapılıyor olmasını hiç önemsemedim. Yaptığım işin farklılığından dolayı dikkat çekiyor olmam benim için çok önemliydi. Dolayısı ile acaba evde mi başlasam, dükkanla mı başlasam gibi bir sürece dahi girmeden kendimi bu yola girmiş buldum. O dönemde sipariş konusunda çok da fazla beklentileri ve planları olmayan Happy Cookie Day ‘in, aylık satış trajı yüksek bir dergide ve “sevgililer günü” özel sayısında 3 sayfa yer alması, sonrasında süre gelen farklı dergiler ve TV programları, hatta konuşmacı olarak davet edilinen konferanslar bu sektörde ciddiye alındığımın ve Didem Akben‘in çıkarttığı işle varlığının güçlü kanıtlarıydı. Ben şuna inanıyorum… Mekan hiç önemli değil kendime güvendiğim müddetçe, bana herkes güvenir.
Genelde şöyle bir eğilim var bizde, büyük düşünüyor insanlar ama büyük adımlarla başlıyorlar işe. Bir dükkan, bir mutfak ve az biraz sipariş derken, henüz emeklemeyen çocuğu koşturmaya çalışıyorlar. Maliyetleri karşılanamıyor uzun dönemde. Durum böyle olunca kısa zamanda kapanan onlarca firmaya, hayal kırıklığı yaşayan insanlara rastlıyoruz. Evden bir işe başlamak küçük görünüyor göze. İşten sayılmıyor. Özünde “emin adımlarla yürümek” demek değil mi aslında?
Eğer yaptığınız iş evinizden sürdürülebilecek gibi bir işse bence evden daha konforlu hiç bir ortam yok. Hele ki bu dönemde dükkanlar önemini yitirip, internet üzerinden yapılan satışlar tüm dünya da değer kazanıyorsa düşük maliyetlerle evde çalışmak yapılabilecek en akıllıca işlerden biri.
Evdeki mutfağınızda pişirdiğiniz, el emeği göz nuruyla süslediğiniz kurabiyeleriniz
profesyonel anlamda ilk olarak nasıl talep gördü?
Dergilerde çıkan “Happy Cookie Day” Kurabiyeleri dosyalarından sonra bu işin profesyonel anlamda altından kalkabileceğimi, umut vaad ettiğimi gördüm
Bu düşünceyle, evde kendimi geliştirmek için hazırladığım farklı konseptte kurabiyelerin fotoğraflarını ciddi bir iş anlayışı içinde blogumda yayınlayıp, blogumun üst köşesine sipariş ve irtibat telefonlarımı yazdım. Fotoğrafları eklediğim günün ertesi günü 3 sipariş birden geldi. Artık yolum belli, önüm açıktı… İlk siparişimi aldığım 7 Nisan 2008 günüden itibaren durmaksızın kurabiye tasarlıyorum.
Kişisel olarak kendi özel günleri için sipariş veren müşterileriniz oldukça çok. Bunların yanında kurumsal müşterileriniz de var. Bu kadar müşteriye kısa zamanda ulaşmak çok zor bir iş. Üstelik bütün kurabiyelerin yapımı için kendiniz emek harcıyorsunuz. “Hem pişir, hem paketleri hazırla, hem de satış için çabala” durumu olması lazım. Peki bu yoğunluğun arasında markanızı nasıl pazarlıyorsunuz? Hangi kanalları kullanıyorsunuz satış için?
Şimdiye kadarki cevaplarımdan da anlaşılacağı üzere, markamı pazarlamak için hiç bir özel çaba sarfetmiyorum. Blogumun günlük ziyaretçi sayısı 2000 civarında. Sadece kurabiye sergileyen bir blog için çok ciddi bir rakam. Dolayısı ile arama motorlarında Bebek, doğumgünü, yıldönümü, logolu kurabiye, aşk kurabiyeleri, hediye gibi kilit kelimelerde ilk sayfada ve ilk sıralardayım. İlk etapta kurabiye sipariş vermek isteyen internet kullanıcıları haberdar oluyor benden ve kurabiyelerimden. Siparişi teslim ettiğim ortamda, kutlamada bulunan diğer şahıslar Happy Cookie Day‘in varlığından haberdar oldukları an halka giderek büyüyor. En büyük reklamım kurabiyelerimin özeni, lezzeti ve üzerine iliştirdiğim, logomun ve telefonumun yazdığı küçük etiketlerim.
İnternet kullanıcıları gibi medya da size çok ilgi gösteriyor. Dergilerde ve Tv programlarında yer aldınız. Bu işlerde genele bağlantılar çok önemlidir. Ama siz özel bir çaba sarfetmedim diyorsunuz. Medyanın ilgisini çekmeyi nasıl başardınız?
Yaptığım işi gerçekten iyi yaptığımın farkındayım. Sadece Türkiye’de değil dünyada bu sektörün içinde olanların dikkatini çekmiş durumdayım. Amerika’da www.cakecentral.com adlı sitede yer alan forumda kurabiye süsleme konusunda referans gösterilen adresler arasında link verilmiş bloguma. www.flickr.com da bulunduğum gruplarda kurabiyelerimin fotoğrafları hemen dikkat çekiyor. Aldığım yorumlar bu işin uzmanları tarafından farkedildiğimi, ve taktir edildiğimi gösteriliyor. Herkesin ilgisini çektiğim bir konuda, medyanın ilgisini çekmek çok da sıra dışı gelmiyor bana. Sanıyorum kurabiyelerimde “STAR” ışığı var
))
Bir diş buğdayı kutlaması için yaptığınız kurabiyelerden sonra, aynı bebeğin doğum günü için de hatta babasının yaş günü için bile kurabiyeler hazırlıyorsunuz. Sizden kurabiye sipariş edenler, neredeyse tüm özel günleri için kurabiyeler istemeye devam ediyorlar. Bu da hiç bir söze gerek kalmadan, sizden ve kurabiyelerinizden ne kadar memnun olduklarını gösteriyor. Bunu siz neye bağlıyorsunuz?
Hazırladığım tüm ürünleri, kendime, eşime, çocuğuma anneme babama hazırlar gibi özenle hazırlıyorum. Psikoloji okumanın bunda faydası olsa gerek, sipariş verenle empati kurarak işimi yapıyorum.
Diğer taraftan görüntü ötesinde, kullandığım ürünlerin kalitesi lezzetin farklılığı siparişlerin devamını getiriyor. Kurabiyelerime yakışmayacak hiç bir kutuyu, sepeti, kurdelayı maliyeti düşük diye sunumumda kullanmam. Kaliteden ödün vermem. Her şey bir bütün içinde olmalı.
İlk olarak evde başladığınız çalışmalarınız, giderek yoğunlaştıkça bir atölyeye geçme ihtiyacı
hissetmiştiniz. Hatta kurabiyelerin tasarımdan sonraki hazırlık aşamaları için birinin yardımı zorunluluğu bile çıkmıştı ortaya. Ama “sadece hazırlık aşaması için yardımcı lazım, kurabiye yapmak benim işim” diye önemle altını çizmiştiniz. Bu kendi tarzınızı korumak için gösterdiğiniz bir hassasiyet miydi? Yardımcı birini buldunuz, atölyeye de geçtiniz mi?
Kurabiye süslemek kadar, öncesindeki hazırlık ve sonrasındaki tek tek ambalajlama zaman alan, diğer bir siparişi hazırlamaya geçme sürecinde de bana zaman kaybettiren konular. 400 adet düğün kurabiyesinin sadece ambalajlama işi 3 saat sürüyor. Bir haftasonunda 3 ayrı düğüne kurabiye hazırlama gibi 1200 adetlik kurabiye trafiğiniz varsa, 1 değil 2-3 yardımcı ile toplamda 4 kişi çalışma zorunluluğu doğuyor. Artık bir ekibiz ama hala daha ev ortamındayız. Sizin de belirttiğiniz gibi kurabiyelerin süsleme işinin sadece benim elimden çıkmasını istiyorum, çünkü kurabiyeleri süslemeye başlarken kurabiyeleri ne şeklide giydireceğimi planlıyarak oturmuyorum masa başına, ilk kurabiyeyi elime aldığım zaman şekilleniyor ortaya nasıl bir set çıkacağı.
Evde yaptığınız kurabiyelerin yanında, bir de kurslar düzenliyorsunuz. Kursları da evde mi veriyorsunuz? Peki bu kurslar sonunda kendime rakip mi çıkarıyorum acaba diye düşünmediniz mi hiç? Ne de olsa boynuz kulağı geçebilir demişler…
Evet kurs programımı da evimde veriyorum. 100′ü aşkın kursiyerim oldu bugüne dek. Kurabiye kursuma katılmak için yaz dönemi sipariş trafiğimin biraz durulmasını ve kurs tarihlerini belirlememi bekleyen 30-40 arası kurabiye sever var sırada. Eline hiç merdane dahi almamış bir bayanın kurs bitiminde ” bunları ben mi yaptım, hayatta kimseye yedirmem” diyerek evimden ayrılması benim için büyük mutluluk. Çoğu ile hala daha irtibatım devam ediyor. Kimi tanışıklıklarımız dostluk düzeyine doğru ilerliyor.
Aklına koyduğu şeyi yapan ve hiç bir kurs geçmiş olmayan biri olarak, kendime rakip çıkartma konusunda en ufak endişem yok. Rakibim olacak kişinin bana ihtiyacı yoktur bana göre. Benden aldığı eğitim ve tüyolarla kurabiye sevgisini işe dönüştürmüş kişilerle de öğrencim oldukları için sadece gurur duyarım. Ortada bir rekabet varsa da iyi olan kazansın…
Bir de Mutfakland projesi var o nasıl gidiyor?
Türkiye’de evinden gıda ve yemek üzerine çalışan, özellikle pasta, kurabiye ve yemek türleri konularında para
kazanma amacı güden çok fazla blog oldu. Fakat bu blog’ların bilinme, tanınma problemleri var. Profesyonel bir görüntü eksikleri var. Biz bunları Mutfakland ismi altında toplayıp, bu kişilere site içinde site sahibi olma imkanı tanımak istedik.
Böylece hem reklam konusunu tamamen biz üstlenmiş oluyoruz ve onların adlarına tanıtımlarını yapıyoruz, hem de herhangi bir domain, hosting masrafları olmadığı gibi, bakım, güncelleme türü işler ve bunların masraflarıyla da uğraşmamış oluyorlar üyeler.
Sitemizde üyeler üç farklı ara yüzden birini seçerek, kendilerine özel görüntülere kavuşabiliyorlar. Ürün, haber ve iletişim bilgileri ile kapsamlı bir mutfak sahibi olmaları dışında, güncellemelerini de profesyonel ve kullanımı son derece basit bir admin panel üzerinden kendileri gerçekleştiriyorlar.
Bütün bu yoğunluk içinde evden çalışmanın sizin için olumlu ve olumsuz yönleri neler?
- Dükkanınız olduğunda olamayacağınız kadar özgürsünüz.
- 24 saat çalışma ortamınız hazır. Hele ki benim gibi günün 18 saati kurabiye yapıyorsanız.
- Bir taraftan kurabiye yapıp diğer taraftan akşam yiyeceğiniz yemeği pişirebilirsiniz.
- Maliyet hep en düşüktedir. Ekstra kira ve ödemeleriniz olmaz.
- Ev iş arası geliş gidişlerinizde kaybedeceğiniz herhangi bir zaman kaybı yoktur.
- Üzerinize giydiğiniz en rahat kıyafetler sizin iş kıyafetlerinizdir.
- Çoğu zaman evin her yeri kurabiye, kutu, kurdela ile dolu olduğu için olay biraz amacını aşmış gibi görünebilir.
- Sürekli evde çalıştığınız, kimi zaman iş trafiğinizden ötürü, üstüste 5 gün hiç dışarı çıkamadığınız için nefes alamayacak duruma gelip,” imdaat” diye bağırmak isteyebilirsiniz.
- Çok nadir de olsa “burası ev mi, dükkan mı belli değil” diyen delirmiş bir kocayla başa çıkmak zorunda kalabilirsiniz.
- Kocanızı işine yolcu ederken, sipariş gönderimi için çağırdığınız kuryeye “hoşgeldin” diyebilirsiniz.
- Ama yine de o delirmiş kocanın manevi desteği ve size olan inancı sayesinde ne kadar şanslı olduğunuzu bilirsiniz
Evden çalışmak isteyenler için kurabiye yapma işi doğru bir iş olabilir mi sizce? Bu işe başlamak isteyenlere ne tavsiye verebilirsiniz?
Evde çalışmak isteyenler için pasta kurabiye hazırlama şu an için doğru bir iş. Her ne kadar pek çok site ve blog açılmış olsa da bu konuda, iyi ve farklı olan her zaman her yerde kazanı
r. Kurabiye işine başlamak isteyenler için tek tavsiyem ince işi ne kadar sevdiklerini ve sabır düzeylerini sorgulamaları ve kaliteden asla ödün vermeden çalışmalarıdır.Aynı gün içinde yapılan 1.kurabiye ile 300. kurabiye arasında işçilik farkı yoksa, siz bu işi seviyorsunuz demektir
)
Son olarak, Didem Akben Happy Cookie Day ile birlikte nereye doğru gidiyor?
Happy Cookie Day, max. mum 50- 60 kişilik, çay, bebek mevlüdü, doğumgünü partileri küçük organizasyonların tatlısından tuzlusuna içeceğine kadar tedarik eden butik küçük ikramlıklar hazırlayan bir firma olarak hızla ilerliyor. Çünkü kurabiye ile birlikte talepler artık bu yönde.
En kısa zamanda ev artık iş kapasitesini kaldırmadığı için atölyesine geçecek ama evini hep arayacak.
Ve son olarak, Didem Akben olarak Happy Cookie Day kurabiyeleri ile ilgili hedefime gelince,
Butik ürünlerimi herkes satın almalı gibi bir hevesim yok, ama butik kurabiye ve cupcake tasarımı ile ilgili Türkiye’de akla gelen ilk marka olmak gibi bir hedefim var.
Popularity: 47% [?]
Bir yorum yazabilir, sitenizden takip edebilir ya da RSS kaynağı ile yeni içerikleri takip edebilirsiniz.


Evinden çalışan veya çalışmayı düşünen tüm bayanlara, kariyer reçetesi mahiyetinde br röportaj.
Tebrik ederim. Çok büyük bir başarı.
Saygılarımla.
didem hanıma kocaman kocaman alkışlar!
evinden küçük adımlar atarak büyük işler başaranlara bayılıyorum. didem akben’e de bayıldım. kurabiyeleri çok güzel görünüyor. işini severek yaptığı belli gerçekten
çok keyifle okudum. biraz uzun bir röportaj olmuş ama çok güzeldi. tebrikler
Çocuklarda oyun hamurlarından bir çok şey yapıyorlar ama fırına atıp, pişirip, satmıyorlar
Şaka bir yana yaptıklarınız harika, tebrik ediyorum.
Hem güzel hem akıllı, hem becerikli hem azimli. Böyle gelin dostlar başına… Bir kere daha tebrikler.
didemcim seni yürekten kutluyorum.harika bir iş başarmışsın .bu yolda seni izlemekten memnun oluyorum.
gerçekten çok güzel ve başarılı şeyler üretmişsiniz.yüreğinize sağlık. kutluyorum.
sevgiler
ya gerçekten takdire saan bi başarı tebrik ederim dewamını dilerim
Sevgili Didem Hanım,
Bugünkü kursunuzda yaptığımız o şirin kurabiyelere bakınca ve yemeye kıyamayınca
sizin çok güzel bir iş yaptığınızı ve işinizi gönlünüzle yaptığınız için size teşekkür etme gereği duydum .
Herşeyin gönlünüzce olmasını ve başarılarınızın devamını dilerim,
sevgilerimle,
Çiğdem Kantur
tebrik ediyorum başarılarının devamını diliyorum
Royal Icing’le gerçekten muhteşem şeyler yapılabiliyor. Tasarımlarını merakla bekliyoruz….
Didem hanım,kurabiyelerinize bayıldım,ellerinize yüreğinize sağlık,başarılarınızın devamını diliyorum.Bu arada kursunuza katılmayı çok isterim..selamlar
Evdeofis ekibine ve herkese merhabalar.
Artık atölyemdeyim. Ekibimle birlikte pek çok kişinin özel gününe kurabiyeler hazırlamaya devam ediyoruz.
Üzerinden çok uzun zaman geçmesine rağmen, hala daha röportajınızla ilgili çok güzel geri bildirimler alıyorum.
Tüm ekibinize ve yorumlarıyla beni onurlandıran herkese çok teşekkürler.
Sevgilerimle
Didem Akben
Merhaba Didem Hanım,
sitenizi ilk ziyaret ettiğimde sizi bir sanatçı olarak nitelendirdim.Hala hayranım yaptığınız işe.Sitenizi sürekli takip ediyorum.Asıl mesleğim matematik öğretmenliği olmasına rağmen ocak ayında verdiğiniz kurstan sonra çok güzel şeyler yapmaya başladım.Sitemi kurdum.Ama herkesin kabul etmesi gereken birşey var ki siz Türkiye nin ”KURABİYE KRALİÇESİSİNİZ”
Başarınız için sizi canı gönülden kutlarım, devamını dilerim.
YAPILANLARA BAKTIM CİDDEN MÜTHİŞ FIRSAT BULDUĞUM AN KURSUNA KATILMAK İSTİYORUM TAM BENLİK İŞLER
Nice cookie design, very attractive!
You really made a good post, but it would be better if can show a video tutorial.
bu yazıyla ilgili bir fikriniz var mı?
Facebook Grubumuza Katılın!
evdeki devler »
Acun Ilıcalı’nın home-ofisi!
Çok konuşulan işlere imzasını atan yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, İstanbul’un merkezindeki home ofisinin kapılarını Elele dergisi için araladı. İşte dergide yayınlanan röportajdan bir bölümü ve Acun Ilıcalı’nın şahsına münhasır çalışma ortamından …
işe yarar şeyler »
Evden Çalışanlar için Zaman Yönetimi Teknikleri
Radyo ODTU’ten Fulya Akbuga’nın “iş hayatı” başlıklı kişisel blogunda evden çalışanları 12′den vuran birkaç ipucuna rastladık. Biz burda sıkça “zaman yönetiminin” evden çalşırak başarılı olmak konusundaki en hassas kriterlerden biri olduğunu vurguluyoruz. Fulya Akgun de …
makale avcısı »
Acun Ilıcalı’nın home-ofisi!
Çok konuşulan işlere imzasını atan yapımcı ve sunucu Acun Ilıcalı, İstanbul’un merkezindeki home ofisinin kapılarını Elele dergisi için araladı. İşte dergide yayınlanan röportajdan bir bölümü ve Acun Ilıcalı’nın şahsına münhasır çalışma ortamından …
Evden Çalışanlarla Röportajlar
Kategoriler
Etiket Bulutu
Evdeofis'te sinema keyfi
Blogroll
Arşivler
rastgele içerik resimleri
Flickr'dan Homeofis Manzaraları
Son Yorumlar
en çok yorum alanlar
en popüler yazılar